TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR SANAT SİNAMA VAKFI TOPLANTISINDAN NOTLAR

Vakıflar önemli vakıflarla ilgili davet edildiğim her toplantıya katılmaya gazeteci ve belgeselci olarak destek olup katkı sunmaya çalışıyorum. Kuruluş sürecinde de aktif görev aldığım Türk Dünyası kültür sanat ve Sinema Vakfı’nın gelecekte çok önemli ve kalıcı hizmetler yapacağına inanıyorum.

İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI

Türk Dünyası Kültür Sanat  Sinema Vakfı  Yüksek istişare kurulu  ve mütevelli heyet üyeleri toplantısı İstanbul’da yapıldı. Kültür ve turizm bakan yardımcısı Ahmet Misbah  Demircan’da vakıf toplantısına katılarak  bir konuşma yaptı.

Demircan  ve diğer yetkililer tarafından yapılan konuşmalar ve yüksek istişare kurulu toplantısını http://www.gebzegazetesi.com ve http://www.devrialem.tv olarak haber ve belgesel haline getirdik.

Türk Dünyası kültür sanat Sinema Vakfı yüksek istişare kurulu üyesi olarak toplantıya katılıp görüş   ve önerilerimizi paylaştım.

Toplantıda yaptığım konuşmada vakıfların önemine  dikkat çekerek  gazeteci ve belgeselci olarak vakıfların çalışmasına önem verdiğimizi vakıflara yönelik araştırmalar ve belgeseller çektiğimizi söyleyerek  aynı amaç doğrultusunda çalışan vakıfların bir araya gelerek güç birliği ve ortak çalışmalar yapmasını önerdim. İlim kültür tarih ve teknoloji vakfımızın http://www.iktav.com çalışmalarından örnekler verip bir çok tv kanalında yayınlanan devri alem belgesel tv programı http://www.devrialem.tv olarak vakıflarla ilgili çektiğimiz belgeselin  linkini paylaştım.

Vakıf toplantısı İle ilgili Gebze gazetesi http://www.gebzegazetesi.com da yayınlanan haberi sizlerle  paylaşıyorum.

http://www.gebzegazetesi.com/genel/tdkss-vakfi-toplantisina-bakan-yardimcisi-demircan-da-katildi-h45949.html

TDKSS VAKFI’NDAN YAPILAN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR SANAT ve SİNEMA VAKFI YÖNETİM KURULU VE YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI YAPILDI.

Türk Dünyası Kültür Sanat Ve Sinema Vakfı Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu toplantısı Barselo Hotel İstanbul’da yapıldı.  Vakfın 2022 yılı güz dönemi çalışma programı başta olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından desteklenen Türk Dünyası Geleceğin Genç Sinemacıları Buluşması ve Türk Dünyasına yönelik olarak yapmayı planladığımız diğer bazı projelerimiz hakkında istişare yapıldı ve katılımcılar görüş alış verişinde bulundu. İstişare toplantımız Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Misbah Demircan beyin teşrifleri ile başladı.

Türk Dünyası Kültür Sanat ve Sinema Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Erdoğdu’nun açılış konuşması ile başladı. Türk Dünyası Geleceğin Genç Sinemacılar Buluşması, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Türk Dünyası Kültür Merkezi ve Kütüphanesi, Türk Dünyası Kültür Sanat ve Hizmet Ödülleri, Buhara’dan Tokat’a Bir Medeniyet İnşası projesi, Türk Dünyası Sinema Akademisi ve proje ortağı olduğumuz 7. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Türk Dünyası Kültür Sanat ve Sinema Vakfı Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Alaattin Büyükkaya beyin Selamlama Konuşması ile ve toplantıyı yönetmesi ile devam etti. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Misbah Demircan bey ile olan yıllara dayalı dostluklarından bahsederek kendilerini takdim ettiler.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Misbah Demircan Vakıf Üyelerimize Hitap etti: Kültürler sinema ile yayılıyor. Kendi hikayelerimizi işleyen projeleri destekliyoruz. Korkut ata film festivalinde bu yıl Nevruzu işliyoruz. Nevruz ön plana çıkarıyoruz nevruz özelinde Toprak, hava, su ve ateşi işlersek küresel ısınma ve çevre felaketlerine dikkati çekersek Nevruzu daha evrensel bir dil ile tüm dünyaya anlatmış oluruz. Dedi.

Bozdağ Film tarafından yapılan Türkiye Özbekistan ortak yapımı Celalettin Harzemşah filminin  Danışmanı Vakfımızın Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Babahan Şerif Hocamız Sovyet Döneminde Yaşanan Kültürel Soykırımdan ve Özbekistan Bağımsız Olduktan Sonra Yaşanan Kültürel Gelişmelerden Örneklerini Anlatarak Bahsetti.

Vakfımızın kurucusu ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi; duayen Sinemacı Yapımcı Fedai Öztürk bey Yönetmen İsmail Güneş beyin Başkanlığında Türk Dünyası Sinema Akademisi kuruluş çalışmalarından bahsetti. 

Türkiye Özbekistan ortak yapımı Celalettin Harzemşah filminde başrollerden birini oynayan Başkan yardımcı Ferhat Yılmaz Türk Dizilerinin yurtdışında izlenme oranlarından ve Türkçe öğrenmeye etkisinden bahsetti. Vakfımızın Kurucusu ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi Devrialem Belgesel Yapımcısı duayen Gazeteci İsmail Kahraman bey katılımcılar ile kısa söyleşiler yaptı fikirlerini aldı.

Toplantımıza katılan Vakfımızın kurucuları ve Yüksek İstişare Kurulu üyeleri; duayen Sinemacı Yapımcı Fedai Öztürk, Yönetmen Atilla Gökbörü, Yapımcı Şevki Tosunoğlu Yönetmen Atilla Murat Bozkurt, Nuh Mehmet Deniz, Ahmet Açıkgöz, Salih Tanrıverdi, Oğuz Adıyaman ve konuklarımız. YEKON Genel Başkanı E. Sertaç Ersayın, Proje Ortağımız Bahçeşehir Üniversitesi Medam Genel Koordinatörü Agah Karlıaga, Yapımcı, Senarist Mustafa Burak Doğulu, Yapımcı Senarist,  İbrahim Ethem Aslan,  Fatih Mahmut Altay,  Ufuk Çilesizoğlu, Oyuncu ve Müzisyen Seda Topal, Mustafa Mesut Başkır, Murat Büyükkaya, Uğur Kuruçay, Özgür Alp, genç oyuncular Buğra Kılıçarslan, Ayhan Kemal İşcan, Huriye Şanlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz Erol Cihangir, Nevzat Gökalp, Ferhat Yılmaz, Özcan Ayma, Ömer Çakmakçı katıldılar. Vakfımızın 2022 yılı güz dönemi çalışma programı başta olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından desteklenen Türk Dünyası Geleceğin Genç Sinemacıları Buluşması ve Türk Dünyasına yönelik olarak yapmayı planladığımız diğer bazı projelerimiz hakkında istişare yapıldı ve katılımcılar görüş alış verişinde bulundu.

Belgesel Tadında Irak Türkmeneli’nde Devri Alem

Gebze gazetesi www.gebzegazetesi.com ve gazete Gebze ile www.gebzegazete.com da belgeselcinin not defteri köşesinde 4 ekim 2022 tarihinde yayınlanan makalemiz

https://www.gazetegebze.com.tr/…/belgesel-tadinda-irak…

Kuzey

Irak olarak sürekli gündeme getirdiğimiz, Erbil, Süleymaniye, Kerkük, Musul, Türkmeneli illeri olarak adlandırılır. Yıllarca hep Kuzey Irak diyip geçmişiz. Türkmen kenti Erbil’den, gönül telimizi titreten Kerkük’ten ve Musul’dan fazla haberimiz olmamıştır. Keşke, Türkmenli bölgesiyle ilgili bir çok araştırmalar ve çalışmalar yapılsaydı. Türkmenli Türklüğünü ve bu bölgedeki Türki İslam medeniyeti gündeme getirebilseydi.

KERKÜK TÜRKMENELİ BELGESELİMİZİ İZLEDİNİZ Mİ

Gazeteci ve belgeselci olarak dünya coğrafyamızda kültür ve medeniyet tarihimizi belgeselleştirmeye devam ediyoruz. Irak yeniden karıştı tarih boyu bu coğrafya hep önemli olmuş medeniyetler bu coğrafyadan dünyaya yayılmış Botam ırmağının ziraat alanından adını alan Mezopotamya Medeniyeti bu coğrafyada bulunuyor. Başta Amerika İngiltere ve Rusya sömürmek üzere Irak Türkmeneli coğrafyasına çökmüşler sudan bahanelerle savaş çıkarıp kardeşi kardeşe kırdırmışlar halen savaş bölgede devam ediyor. Petrol uğruna bölgede soykırım ve vahşet yaşanıyor , uluslararası anlaşmalarda Türk toprağı olan Kerkük kan ağlıyor.

Biz İlim Kültür tarih araştırmaları merkezi www.iktav.com olarak 2 kez bölgeye gidip araştırmalar yaptık. Birçok tv kanalında yayınlanan devri alem belgesel tv programı www.devrialem.tv olarak belgeseller çekip İlim Kültür tarih ve teknoloji vakfı kültür hizmeti olarak yayınlanmak üzere televizyon kanalları ve sosyal medyadan kamuoyu İle paylaşıp kültür ve medeniyet tarihimize vefa borcunuzu ödemeye çalıştık. Uzun araştırmalar sonucu çekip hazırladığımız IRAK TÜRKMENELİ KERKÜK ERBİL Belgesellerimizi sizlerle paylaşıyor görüş öneri ve düşüncelerinizi bekliyoruz.

Irak Türkmeneli Kerkük belgeseli 1. Bölüm

Kerkük’den Erbil’e Türkmeneli belgeseli 2. Bölüm

Can ve mal güvenliğinin olmadığı Irak Kerkük Türkmeneli Erbil ‘de çok zor şartlarda çektiğimiz Belgeselimizi sizlerle paylaşarak görevimizi yapmanın huzuru içindeyiz , siz değerli okur ve izleyicilerimizide Irak Türkmeneline davet ediyoruz.

ERBİL’E 2009 YILINDA GİTMİŞTİM

Kuzey Irak’ın Bölgesel yönetim Başkenti olan Erbil’e, 2009 yılında gidip Belgesel çekmiştim. İsterseniz o dönemle ilgili yaptığım tespit ve araştırmaların özetini sizlerle paylaşıp, yarında gündemle ilgili yazılarımıza devam edeceğiz.

Yıllar önce bir kez daha Irak Türkiye’den 12 kişilik gazeteci grubu ile gittiğimiz Kerkük’te aynı zamanda Erbil, Kerkük – Türkmeneli’nde kültür ve medeniyet coğrafyamızın izlerini araştırarak belgesel çekimleri gerçekleştirdik.

Erbil şehri bir milyon nüfusa sahip. Mesut Barzani yönetimindeki Kuzey Irak bölgesinde 400 bin Türk yaşıyor. Erbil’de azımsanmayacak derecede Türk nüfusunun yanı sıra birçok Türk firması da faaliyet göstermekte. Kuzey Irak bölgesinin en büyük şehirlerinden olan Erbil’den Kerkük’e doğru yola çıkarken, Türk – İslam medeniyetinin muhteşem tarihine yolculuk yaptık. Erbil ile Kerkük arası yaklaşık 100 kilometre. Yol üzerinde Türkmeneli şehirlerinden geçtikten sonra bizleri ilk karşılayan şehir Kuştepe oldu. Mezepotamya medeniyetinin bereket kaynağı Zapsuyu’nun geçtiği Altun Köprü şehrinde 4. Murad’ın Bağdat seferinde yapılan köprüde tarihe not düşüp, zamana noterlik yaparak ecdadımızın ruhuna Fatiha okuduk.

Gönül tellerimizi titreten Altun Köprü’de 28 Mart 1991 yılında Saddam Hüseyin’in emri ile şehit edilen 102 Kerküklü Türkmen’in mezarını ziyaret ederek, dua ettik. Türk Gazeteciler heyetinde yer alan duayen gazeteci Yavuz Donat ve diğer gazeteci arkadaşlarla bölgede hatıra fotoğrafı çekerek, tarihe not düştük. Bu mezarlıkta daha Kerkük’e gitmeden acı gerçeklerle karşılaştık. Kültür ve medeniyet tarihimizin önemli bir yeri olan Erbil’in tarihi geçmişi oldukça eskiye dayanıyor.

IRAK TÜRKMENLERİNİN ACI KADERİ

Hüzünlü ve duygusal Kerkük türkülerinden ve acıklı Musul hikayelerinden bildiğimiz Irak Türkmenleri bugün bir çok parçaya bölünmüş. Herkes bir yere çekiliyor. Irak’da yaşayan 1.5 milyon civarında Irak Türkmenleri hep acı ve sıkıntılı dönem yaşamış. Türkmenler hiç gün görmemişler. Erbil’e Kürtler Hevler diyor. Şehirde tam anlamıyla bir kalkınma hamlesi var. Yeni binalar, geniş yollar ve köprüler yapılıyor. İnşaat alanında bölge tam bir yatırım merkezi. Türk işadamlarına bölge iş yapmak için fırsat ve cazibe merkezi. İnşaat malzemesi dahil her şey Türkiye’den buraya gidiyor. Fırın, market, giyim ve tüm ihtiyaç maddeleri de Türkiye’den getirilip satılıyor.

ERBİL’İN TARİHİ

Irak’ın başkenti ve en büyük şehri. Şehrin nüfusu 1,1 milyon civarındadır. Nüfus Kürtler, Türkmenler, Araplar, Keldani ve Süryani Hıristiyanlardan oluşur. Erbil, 90’lı ve 2000’li yılları arasında küçük bir köy görünümünü andırıyordu. 2003 yılında Irak Savaşı’nın başlamasıyla, Erbil petrol ihracatını da etkileyerek çökmesine yol açmasından uzun bir süre sonra 2005’te Erbil’de tekrar petrol bulunarak ihraç edilmeye başlandı. Irak Savaşı’nın ardından ABD’nin bölgeden çekilmesinden sonra Erbil, 30 Ocak 2005’te Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Halepçe illerinden Parlamenter cumhuriyet bir federasyon yapılanması ile birleşerek Kürdistan Bölgesel Yönetimini kurdular. Bölgede tekrar petrolün bulunmasından sonra Erbil’nin geliri devamlı ve hızla yükseldi ve şehir bir ticaret, alışveriş ve turizm kenti haline geldi. Erbil, Kuzey Irak’ın en yüksek nüfusuna ve Süleymaniye’den sonra ikinci en geniş yüzölçümüne (15.074 km²) sahip ilidir. Erbil ve Süleymaniye ile birlikte Kuzey Irak’ın metropol alanını oluşturmaktadırlar. Bugün, Erbil Ortadoğu ve Basra Körfezine kıyısı olan ülkeler ile birlikte sürekli gelişen dünya çapında bir kent olarak ticari ve kültürel bir merkez, kozmopolit bir metropol kentidir. Erbil ekonomisi tarihsel olarak petrol sanayisi üzerine kurulmuş olsa da, Erbil şehri yürüttüğü turizm ve havayolları alanında önemli gelir kalemlerini oluşturmuştur. Erbil son zamanlarda geniş ölçekli inşaat projeleri ile dünyanın ilgisini çekmektedir. Erbil, çok sayıda gökdelen ve yüksek binaları, iddialı bir proje olan insan yapımı Divan Erbil oteli, Erbil Rotana, yenilenen Erbil Kalesi, birçok alışveriş merkezleriyle bölgenin ve dünyanın en geniş ölçekli alışveriş merkezleriyle bir sembol durumuna gelmiştir. Yükselen bu ekonomisiyle dünyadan bir işgücünü çekmiştir. Erbil, en pahalı kentler sıralamasında Ortadoğu’da önemli bir konumdadır. Erbil, Ortadoğu’da yaşanabilecek en iyi kentler arasındadır.

(Kaynak : http://www.gebzegazetesi.com/erbilden-kerkuke-devri-alem…)


MECLİS BAŞKANLARINDAN İSMAİL KAHRAMAN İLE VAKIF RUHU BELGESELİ

 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkankarından Birlik Vakfı Kurucu Başkanı adaşım ve soy adaşım Sn. İsmail Kahraman’ın İstanbul’da Birlik Vakfı Merkezin’de 1 Ekim 2022 tarihinde Vakıf Ruhu Konulu Konferansa katıldım.

Konferans sonrası vakıflar tarihi ve vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulan ve 28 Şubat darbesinde kapatılan Vakıflar Genel Müdürlüğü Öğrenci Yurtları’nın yeniden açılması konusunda devri alem belgesel tv programı http://www.devrialem.tv olarak belgesel söyleşi yaptım.

Sn. Meclis Başkanlarımızdan Kahraman ile yaptığım belgesel söyleşi ve belgesel çekimi ile ilgili sosyal medya sayfamda yaptığım paylaşım; https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=2392238940930699&id=100004338481610
KAHRAMAN DAN VAKIFLAR TARİHİ BİLGİSİ
İstanbul Çemberlitaş’ta Birlik Vakfı Merkezi’nde yapılan VAKIF RUHU KONULU konferansa çok sayıda davetli katıldı. Gazeteci ve belgeselci olarak bizde davetli olarak katılıp belgesel çekimi yaptık.
Konuşmasında Vakıf ruhu ve İslam medeniyetinde vakıfların önemine dikkat çeken Kahraman özetle şunları söyledi;

“..Vakıflar ve vakıf ruhu çok önemli vakıf malları kutsal vakıf mallarını korumak dini ve milli bir görev Osmanlı da bir çok devletin yapacağı yol körü su eğitim sağlık kervansaray gibi hizmetler ile sosyal hayır hizmetleri vakıflar tarafından yürütülüyordu.
Osmanlının son dönemi ve cumhuriyetinin ilk yıllarında vakıflar devletleştirilip bakanlıklar kurulmuş cumhuriyetin ilk yıllarında vakıflar genel müdürlüğü kurulmuş 1927 ile 1937 yılları arasında 2800 cami,mescit, hamam,han ve çarşı gibi vakıf eserleri devlet tarafından satılmış vakıf malları özel şahısların mülkiyetine geçirilmiş vakıflar yok edilmiştir..”
VAKIF RUHU konusunda konferans veren İsmail Kahraman Bey’e dinleyiciler sorular yönetti bir dinleyici Vakıflar Genel Müdürlüğü ve vakıf mallarının sahibi olan Vakıflar Bankası’nın varlık fonuna devrinin yeniden gözden geçirilip varlık fonundan çıkartılması gerektiğini söyledi ve destek istedi.

VAKIFLAR CUMHURBAŞKANLIĞINA BAĞLANMALI
Vakıf ruhu ve vakıfların korunması İle ilgili çok önemli bilgiler veren Kahrama’a toplantıdan sonra yaptığımız görüşme ve belgesel söyleşide daha önce Başbakanlığa bağlı bağımsız bir kurum olan Vakıflar Genel Müdürlüğünün Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde kültür bakanlığı yerine Cumhurbaşkanlığına bağlanması gerektiğine dikkat çekip 28 Şubat darbesinde kapatılan Vakıflar Genel Müdürlüğü Öğrenci Yurtları’nın yeniden açılması gerektiğini söyleyerek yurtların açılması konusunda elinden geleni yapmasını istedim.
Bu makalemde sayın meclis eski başkanlarımızdan İsmail Kahraman Bey’in bilgi ve ilgilerine sunmak üzere vakıf öğrenci yurtları İle ilgili hazırladığım raporu kendisine kamuoyu önünde arz ediyorum.

VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖĞRENCİ YURTLARI YENİDEN AÇILMALI
Anadolu da fakir ve Zeki öğrencilerin okumasına imkan sağlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı Vakıf Yurtları hakkında bilgi sahibi bir araştırmacı ile görüştüm. Vakıf Öğrenci yurtları İle ilgili şu bilgileri paylaştı.

VAKIF ÖĞRENCİ YURTLARI NE ZAMAN KURULDU
Vakıf öğrenci yurtları 1973-74 yıllarında açılmaya başlanmış,zaman içerisinde sayı 55’e ulaşmış. Kendi bünyesinde yapılan sınavla öğrenci alan, daha çok Anadolu’nun fakir çocuklarına hizmet etmek maksadı ile açılan bu yurtlar, zaman içerisinde Türkiye geneline yayılmıştır. Yurtlarda ilkokuldan Liseye kadar öğrenciler barındırılmıştır. Bazı öğrenciler sanat ve meslek eğitim için atölyelere giderken, bir kısım öğrenciler de okullara gitmişler.Öğrencilerin okul tercihi daha çok İmam Hatip Liseleri olmuş. İHL’ye giden bu öğrenciler dikkatleri üzerlerine çekmiş. Öğrencilerin muhafazakar bir anlayışla yetişmesi birilerini rahatsız etmiş. Yurtlar Anadolu’nun muhafazakar Mütedeyyin ailelerinin çocukları olması sebebiyle yurtlarda mescit açılmış, mescitlerde cemaatle halde namaz kılmışlar.

VAKIF ÖĞRENCİ YURTLARI 28 ŞUBAT DARBESİNDE KAPATILDI
Vakıflar genel müdürlüğü Yurtları 1999 yılına kadar birçok fakir yetim öğrenciye barınma hizmeti etmiş. 1999 yılında ise zamanın 28 Şubat hükümeti dini eğitim veren okulları kapatıp ya da kısıtladığı gibi, daha önce rahatsız olduğu bu yurtları da aynı kategoride değerlendirmiş ve bu yurtların tamamını Mülkiyeti Vakıflarda kalmak kaydıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na devretmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen bu yurtlar, o günkü 28 Şubat şartları doğrultusunda hem öğrenci alımını hem de içeriğini değiştirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı başlangıçta yurtların bazı ihtiyaçlarını Vakıflar tarafından karşılanması talebinde bulunmuş, bir müddet bu ihtiyaçlar Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından karşılanmış, elektrik su tamirat onarım gibi işlemler Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinden yapılmıştır. Daha sonraki zamanlarda ise Yurtlar tamamen Milli Eğitim Bakanlığına devredilmiştir. Devredilen 55 yurttan şu anda çok azı MEB’in öğrenci yurtları politakasınca faaliyet göstermekte, birçoğu da bakımsızlık nedeniyle ne yazık ki hem kapatılmış hem de kullanılamaz hale gelmiştir.

BELGESEL ÇEKİYORUZ
Vakıflar genel müdürlüğü vakıf öğrenci yurtları ile ilgili hangi bilgiler var kimlerden geniş bilgi alabiliriz. Vakıflar genel müdürlüğü öğrenci yurtlarının yeniden açılması İçin yapılan çalışmalara destek olmak İçin 28 ŞUBAT DARBESİN DE KAPATILAN VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖĞRENCİ YURTLARI YENİDEN AÇILMALI belgeseli çekmeye çalışıyoruz bu konuda konuya ilgi duyan herkesin görüş öneri ve arşiv bilgisi fotoğraf bekleyerek yazımı noktalıyorum.

Türkiye Diyanet Vakfı Başkanı ile Belgesel Söyleşi Yaptık

Gebze gazetesi www.gebzegazetesi.com ve gazete Gebze ile www.gebzegazete.com da belgeselcinin not defteri köşesinde yayınlanan makalemiz

https://www.gazetegebze.com.tr/…/turkiye-diyanet…

Vakıf

milli ve manevi tapu senetlerinden birisi ve en önemlisidir. Vakıflar tarihi bilincine sahip olup korumak ve yaşatmak her şeye sahip olmaktır

Başta TGRT Belgesel tv olmak üzere ulusal ve bölgesel birçok tv kanalında yayınlanan Devri Alem belgesel tv programı www.devrialem.tv olarak Türkiye Diyanet Vakfı Başkanı sayın İhsan Açık beyi makamında ziyaret ederek gerçekleştirdiğimiz TÜRKİYE DİYANET VAKFI ve VAKIF MEDENİYETİ TARİHİ BELGESELİMİZİ sizlerle paylaşıyoruz.

Bu belgeselde de izlediğiniz gibi sayın vakıf başkanı Diyanet Vakfının ne zaman nasıl kurulduğunu diyanet vakfının yaptığı hizmetleri Devri Alem belgesel programına çok geniş bir şekilde anlattı bilgi verdi.

Vakıf medeniyeti tarihi ile ilgili araştırmalar yapan gazeteci ve belgeselci olarak sayın başkana teşekkür ediyor diyanet vakfını kuranlardan ebediyete göç edenlere Allah cc’dan rahmet hayatta olanlara sağlıklı uzun ömür diliyorum.

TÜRKİYE DİYANET VAKFI TARİHİ

Vakıf kurmak ve yaşatmak çok önemli vakıf insanlarını bulmak onlara vefa borcumuzu onları hatırlayarak ödemek gerekiyor

Türkiye Diyanet vakfı 13 Mart 1975’te dönemin Diyanet İşleri Başkanı Dr. Lütfi Doğan ve beraberinde Yardımcıları Dr. Tayyar Altıkulaç, Yakup Üstün ile Özlük İşleri Müdürü Ahmet Uzunoğlu tarafından, Diyanet İşleri Başkanlığının çalışmalarına yardımcı olmak, İslam’ın yayılmasını ve din hizmetlerini üstlenecek bir nesil yetiştirilmesi amacıyla kuruldu.

Türkiye Diyanet Vakfı , 13 Ocak 1978 tarihli ve 16168 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 20 Aralık 1977 tarihli ve 7/14433 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile vergi muafiyeti kapsamına alınmış;

kurulduğu günden bu güne Türkiye diyanet vakfı çok önemli hizmetler yaparak her alanda başarılı çalışmalar imza atan Devlet ve milletimizin hizmetinde olan başarılı ve örnek vakıflarımızdan biri olarak vakıf medeniyetimizin şerefli tarihin de yerini almıştır

Türkiye diyanet vakfını kuran ve bu günlere getirenleri saygı ve şükranla anıyoruz.

İKTAV VAKFI KÜLTÜR HİZMETİ VAKIF BELGESELLERİMİZ

50 yıla yaklaşan gazetecilik ve belgeselcilik hayatımda beni en çok etkileyen kurumlardan birisi de vakıflar olmuş bir vakıf insanı olan su değirmeni yaptırarak insanların hizmetine vakıf eden rahmetli Fadime Halamın vakıflarla ilgili vasiyet ve nasihatını tutarak vakıf kurmak nasip oldu.

İlim Kültür Tarih ve Teknoloji Vakfı www.iktav.com vakfını kurarak tüm kitap arşiv ve belgelerimi bu vakıfta topladım kütüphanemiz ile ilgili TRT tarafından yapılan haberi sizlerle paylaşmak istiyorum

İlim, kültür,tarih ve teknoloji vakfı kültür hizmeti olarak hazırladığınız hiçbir telif ücreti almadan birçok tv kanalına yayınlanmak üzere gönderdiğimiz vakıflar tarihi belgesellerimizi sizlerle paylaşıyor.

Tarih boyu vakıf kurup insanlığa karşılıksız hizmet veren ebediyete göç eden tüm vakıf insanlarını rahmetle anıyoruz.

Fadime Halamın Vakıflarla İlgi Vasiyet ve Nasihati

Tarihler 1960’lı yılların sonu

9 yaşında İlkokulda okuduğumuz günler

Fakirlik olsa da mutlu çocukluk yıllarımız

Her gün elimizde naylon torbadan yapılmış çanta ve yakacak odunla okula gidip geliyoruz.

Selçuklu döneminde Oğuz Türklerinin Çepni boyu tarafından 7 ve 8 yüz yıl önce kurulan geçmişte Bayramlı Emiroğulları beyliğine bağlı tarihi Bayramoğlu nahiyesi Giresun Espiye Dikmen köyü bugünkü Soğukpınar belde belediyesi çocukluk yıllarımın geçtiği köyüme vefa borcumu ödemek için çektiğim belgeselimiz.

Soğukpınar Belgeseli Gala Gösterimi

Vakıf Mezarlığının Üzerine Okul Yapıldı

Çok güzel çocukluk yıllarımın geçtiği ilkokul yıllarımı hiç unutmuyorum. Tarihi Dikmen Köyü tarihi köy mezarlığı ve vakıf eseri olan medrese yıkılarak ilkokul yapılmış mezarlığın ortasından yollar geçirilmiş okul tuvaleti bile tarihi mezarlık üzerinde her gün teneffüslere çıktığımız da mezarlıklarda oynuyor, halamın tembih ve nasihatini unutarak çamurlu kara lastik ayakkabılarımızla eve geliyorduk. Halamı ve o günleri hiç unutmadım köyümden ve geçmişimden kopmadım tarihin canlı şahidi yaşlılarımız ve köyümde belgeseller çekmeyi sürdürüyorum.

Espiye Soğukpınar Dikmen Köyü Belgeseli

https://ne-np.facebook.com/…/an…/433235248212411/

Halamın Vakıf Toprağı Nasihati

Her gün okul çıkışı bizi üstü toprak damlı köy evinin kapısında bekleyen arif ve bilge insan ağzı dualı İlim hikmet sahibi halam, babası dedem İbrahim birinci dünya harbinde şehit olduğu için 3 yaşında yetim kalmıştı.

Vefa sevgi ve fedakarlık abidesi rahmetli Kandaz Kızı Fadime Halam bizi okula gönderirken çocuklar çamurlu lastiklerimizi yıkayın eve vakıf toprağı getirmeyin diye sıkı sıkı tembih ederdi. Merhum Halam okulun bulunduğu mezarlık ve medrese yeri vakıf malı olduğunu söyler vakıf toprağını yılanlar bile yemez vakıf meyvelerini kurt kuş ve karga bile yemez diye nasihat ederdi.

Vakıf Toprağı Evleri Dağıtır Ocak Söndürür

Her gün halam okulun bulunduğu cami , mezarlık ve medrese bölgesinden eve toz toprak çamur getirmeyin lastiklerimizi yıkayın diye tembih ve nasihat eden halama bunun sebebini sordum aldığım cevap bugün bile kulaklarım da çınlıyor.

Rahmetli halam oğlum vakıf malı çok önemli vakıf mallarını korumak gerekiyor vakıf malı olan okulun bulunduğu yerden lastik ayakkabılarınızla eve toz toprak getirirseniz evimiz dağılır ocağımız süner aman oğlum okuldan çıkıp caminin yanından geçtikten sonra ayaklarının tozunu sil çamurlarını yıka diyen nur yüzlü güzel insan benim ilk hocam rahmetli Fadime Halamın şahsında ebediyete göç eden halalar başta olmak üzere tüm halaları ve mallarını insanlığa hizmet için Allah’ın mülkü olarak vakıf eden isimleri unutulmuş vakıf insanlarını rahmet minnet ve şükranla anıyor, sabahın seher vaktinde ruhları için sizleri bir Fatiha üç İhlası Şerif okumaya davet ediyorum

El Fatiha…

Vakıflar Medeniyeti Tarihi Belgeselini Halamın Aziz Hatırasına Armağan Ettim

Rahmetli Fadime Halamdan vakıfların önemini anlamam beni tarihi belgeselciliğe yönlendirdi dünyanın birçok bölgesinde www.devrialem.tv olarak belgesel çekmeye devam ediyoruz Vakıf Medeniyeti Tarihi belgeselimizi rahmetli halamın aziz hatırasına armağan ediyorum.

Türk İnternet Medya Çalıştayında Basın Tarihini Konuştum

Gebze gazetesi www.gebzegazetesi.com ve gazete Gebze ile www.gebzegazete.com da belgeselcinin not defteri köşesinde yayınlanan makalemiz

https://www.gazetegebze.com.tr/…/turk-internet-medya…

RÜTÜK’ün ev sahipliğinde İMEF ve TİMBİR tarafından düzenlenen Türk İnternet Medya Çalıştayının 2. Oturumunda bizde bir konuşma yaptık

“Basın Tarihimizin 50 yıllık canlı şahidi olarak meydanın Geleceği ve İnternet gazeteciliğinde içerik üretmek konusunda konuşma ve sunum” basın Tarihimizin 50 yıllık geçmişi ile ilgili önemli bilgiler verip

İnternet medyasında içerik üretmek için geniş bir bilgi belge arşive ihtiyaç olduğuna dikkat çekmeye çalıştım.

İnternet medyasında başarılı olmak İçin zamanı çok iyi değerlendirmek gerektiğini her zaman CD’lerde içerik üretip İnternet teknolojisinden yararlanmak gerektiğini açıkladım

İnternet ve sosyal medya yasasının çıkarılmasının önemli olduğunun söyleyerek İlim,kültür, tarih ve teknoloji araştırması yaptım.

Hacıbayram Veli Üniversitesi iletişim fakültesi dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar’ın moderatörlüğünde Çalıştayda yaptığım konuşma İle ilgili ayrıntılı haber ve konuşma videosunu TİMBİR kurucuların dan benimde 1975’de gazeteciliğe ilk adımımı attığım Trabzon’da yayın yapan haber 61 İnternet sitesi tarafından yapılan videolu Haberi sizlerle paylaşıyorum

RÜTÜK Tarafından çalıştayda yaptığım sunum ve konuşma İle ilgili anlık olarak sosyal medyadan yapılan paylaşımların linki

Yurtdışından ve Türkiye’nin 81 ilinden İnternet Medya temsilcileri, RTÜK Başkan Yardımcıları ve ilgili meslek kuruluşları toplantıya geniş katılım sağladılar. Çalıştayın açılışında konuşan TİMBİR Başkanı Dr. Süleyman Basa, “RTÜK uygulamalarından internet medyasının sorunlarına, dezenformasyondan içerik üretimine kadar birçok konuyu konuştuk. İnternet Medyası her geçen gün büyümekte ve etki alanını genişletmektedir.

ANADOLU ÖVGÜSÜ

Bugün Anadolu’nun 7 bölgesinden 81 ilde kendi emekleri ile insanlara haber ulaştıran gazeteci arkadaşlarımız aramızdalar. Hepsi ayrı bir başarı hikayesidir. Bugün İnternet Medyası ülkemizde kendi emekleri ile şu anki gücüne erişmiştir. Devletten desteği almadan, ticaret odasında berberler odasından emlakçılar odasına farklı tüzel kişiliklerle muhatap olarak, basın kartı olmadan yokluklar içerisinde gazetecilik mücadelelerini devam ettirmişlerdir. Övünerek söylüyorum ki Anadolu’nun internet medyası kendi öz kaynağı ile habercilik yapmıştır. Burada fon alan kuruluş yoktur, yabancı vakıfların sözcülüğünü yapan gayri milli niyetleri taşıyan medya kuruluşları yoktur. Burada yer alan medya mensupların gücün değil milletin medyasıdır” dedi.

RTÜK BİLGİ VERDİ

RTÜK Başkan Yardımcısı Orhan Özdemir’in moderatörlüğünü yaptığı, Av. Aydın Demir, Şebnem Bursalı, Orhan Samast ve Av. Cüneyt Altıparmak’ın konuşmacı olarak kürsü aldığı çalıştayda; İnternet Yayıncılığında Lisanslama ve Yetkilendirme Süreçleri, Medyada Dezenformasyon, İnternet Medyası Basın Etiği ve İtibar internet Medyası Hukuki Sorunlar, İnternet Medyasında Teknik Ve İçerik Geliştirme, İnternet Medyasının yasal altyapı ihtiyacı, Yurt dışında Türk Medyası, İnternet Gazeteciliğinde İçerik Üretimi konuları detaylarıyla konuşuldu.

Türk İnternet Medyası RTÜK Çalıştayı Ankara’da başladı. Çalıştaya Nevşehir’den FİB

Haber.Com Genel Koordinatörü ve TİMBİR Nevşehir Kurucu Başkanı İbrahim Uysal katılıyor.

81 ilden katılımcıların yer aldığı Türk İnternet Medyası RTÜK Çalıştayı, Ankara’da gerçekleştirilen akşam yemeği ile start aldı.

Türk İnternet Medya Birliğine (TİMBİR) bağlı, 7 Ülke 81 il kurucusu Ankara’da RTÜK ile bir araya geldi.

Türkiye’den 81 ilden 1’er medya organının temsilen davet edildiği çalıştaya Nevşehir’den sadece FİB

Haber.Com katılıyor.

FİB

Haber.Com İmtiyaz sahibi ve TİMBİR Nevşehir Kurucu Başkanı İbrahim Uysal’ın ilimizi temsilen çalıştayda yer alacağı bildirildi.

13 yıldır internet medyası ve bilişim alanında önemli çalışmalara imza atan İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu öncülüğünde, Türkiye’nin 81 il ile 7 ülkeden 900 internet gazetecisinin kurduğu Türk İnternet Medya Birliği ve Türkiye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Türk İnternet Medyası çalıştayı düzenlendi

Türkiye’nin tüm illerinden ve Almanya, İngiltere, Gürcistan, Avusturya, Azerbaycan, İsviçre ve KKTC’den birer basın mensubu katıldı

“Artık internetsiz ev hemen hemen yok”

Etkinlikte konuşan TİMBİR Kurucusu ve IMEF Başkanı Süleyman Basa, “Biz İnternet Medya Bilişim Federasyonu olarak hükümetimizin aldığı kararlarla bugünlere geldik. Artık internetsiz ev hemen hemen yok. Bugün 100 tane kurucuyla 3334 Sayılı Yasa’ya da başvurduk, Cumhurbaşkanımızın onayına sunmak üzere… Sadece üç tane bakanlık görüşü kaldı, onları da tamamladıktan sonra inşallah İnternet Medya Birliği’ni kuracağız. Ankara’da son iki ayda 100 tane gencimizi de NFT uzmanı yaptık Kültür Bakanlığı sayesinde. Dijitalleşeceğiz.” dedi.

“Biz burada lisanslamanın önemine dair konuşacağız”

Etkinlikte konuşan bir diğer isim ise RTÜK Başkan vekilli Orhan Özdemir oldu. Özdemir, “Şu anda internet, radyo, televizyon, isteğe bağlı yayıncılık olarak tanımladığımız kısmi kanunumuzda mevcut. 2019 yılında da bununla ilgili yönetmeliğimiz yayımlandı yönetmeliğin yayımlanması akabinde de yasama süreçlerine başladık. Şu anda internet medyasının televizyon, radyo, internet ve isteğe bağlı süreçlerini yürütüyoruz. Yarınki yapılacak oturumlarımızda internet medyasının tüm süreçlerini ayrıntılı olarak bahsedeceğiz. IMEF başkanımızın dediği gibi; dezenformasyondan etik ilkelerine lisanslama sürecinde yaşanan sorunlara kadar her alanda değerlendirmelerimiz olacak, değerli konuklarımız olacak. Biz burada lisanslamanın önemine dair RTÜK olarak açıklamalarda bulunacağız. ifadelerini kullandı.

“İnternette yoksanız aslında yoksunuz”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz ise “İnternet medyası artık çok önemli dünya öyle bir hal aldı ki artık internette yoksanız aslında yoksunuz. Yurtdışında bunun hesaplamaları da yapılıyor zaten, ‘İnternette kapladığın alan kadar varsın’ deniyor. Dolayısıyla yaptığınız işin ve mesleğinizin önemi her geçen gün biraz daha artıyor. Çünkü internette olunması dezenformasyon alanında bir açık alanda yaratıyor. Haberlerin çok hızlı yayılabilme ihtimali var.” açıklamalarında bulundu.

Çalıştayın RTÜK uygulamaları ve internet medyası açısından önemli çıktılarının olması bekleniyor.






Ankara’da da Tarihi İnternet Medya Çalıştayı Başladı

Çalıştayın bugün öğleden sonraki oturumunda el ile dizilip basılan gazetecilikten internet medyasına basımınızın 50 yıllık canlı şahidi olarak medyanın geleceği ve internet gazeteciliğinde içerik üretme konulu bir konuşma ve sunum yapacağım.

RTÜK -TİMBİR ve İMEF ortak organizasyonunda düzenlenen çalıştayı CP Ankara Hotel’de başladı.Türk internet medya çalıştayında Türkiye’nin 81 ili ve yurtdışından gelen medya mensuplarının katıldığı toplantıda Kültür Turizm Bakan Yardımcısı sayın Özgül Özkan Yavuz’ un yaptığı konuşmayı http://www.devrialem.tv ve http://www.gebzegazetesi.com.tr olarak canlı yayınladık.
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=440628171380820&id=100004338481610
CP Ankara Hotel’de 27 eylül 2022 tarihinde düzenlenen yemekli toplantıya RTÜK Başkan Yardımcısı Orhan Özdemir’de katılarak konuşma yaptı.
Toplantıda İMEF Başkanı Dr. Süleyman Basa Kurucu Başkan ve Birlik Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü Nizamettin Bilici ve yurtdışından gelen medya mensupları konuşma yaparak görüşlerini açıkladılar

TÜRK İNTERNET MEDYA ÇALIŞTAYINDA
RÜTÜK BAŞKAN VEKİLİ ORHAN KARATAŞ KONUŞMASI İLE BAŞLADI
An itibari ile Radyo Televizyon Üst Kurulu başkanlığının ev sahipliğinde İMEF ve TİMBİR tarafından 27 ve 28 Eylül 2022 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen Türk İnternet medya çalıştayının açılış oturumunda RÜTÜK Başkan Vekili Orhan Karataş’ın konuşması http://www.gebzegazetesi.com.tr ve http://www.devrialem.tv de canlı yayınlanıyor.
https://fb.watch/fPKwckB_P_/

İMEF BAŞKANI DR SÜLEYMAN BASA’NIN KONUŞMASI CANLI YAYIN KANIYOR
https://fb.watch/fPKkTqr_JH/

Çalıştayla İlgili Genel Bilgi

İnternet medyasındaki yasallaşma süreci devam ederken, İnternet medyasının önemli kuruluşları da iyi bir hazırlık için çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda Ankara 27-28 eylül tarihlerinde önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapacak.13 yıldır internet medyası ve bilişim alanında önemli çalışmalara imza atan İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) öncülüğünde, Türkiye’nin 81 il ile 7 ülkeden 900 internet gazetecisinin kurduğu Türk İnternet Medya Birliği ( TİMBİR ) ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ( RTÜK ) ile Türk İnternet Medyası Çalıştayı düzenleyecek. Çalıştaya Türkiye’nin tüm illerinden ve Almanya, İngiltere, Gürcistan, Avusturya, Azerbaycan, İsviçre ve KKTC’den çok sayıda basın mensubu katılacak. Çalıştayın RTÜK uygulamaları ve internet medyası açısından önemli çıktılarının olması bekleniyor.TİMBİR İnternet yasası bir an önce yasalaşmalıdır.İnternet medyasının zamana ayak uydurması ve ülkemizdeki medya sektörünün bu yeni medya alanından en iyi şekilde yararlanması için gerek kamu kurumlarımız ile ve gerekse özel sektörümüz ve STK’larımız ile birlikte hareket etmek çok büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda 81 il, 7 ülkede 900 internet gazetecisini bir araya getirerek Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) kurulmuştur.Bu çalıştayı da Kamudaki gelişmelerin medya mensuplarına en iyi şekilde anlatılması ve medya mensuplarının görüş ve önerilerinin alınması amacı ile organize ettik. RTÜK Başkanlığı da bu konuda bizlere önemli destekler verdi. İnanıyoruz ki internet yasasının çıkması öncesinde gerçekleşecek bu çalıştay, internet medyasına ve ülkemize önemli katkılar sağlayacaktır.’Dünyada; bilişim ve internet medyasındaki gelişmelere bağlı olarak sosyal, siyasal, ekonomik, teknolojik alanda yeniden yapılanma süreci yaşanmaktadır. Bu değişim habercilik altyapısında da önemli değişimler yaşanmasına neden olmaktadır.

RTÜK İNTERNET ÇALIŞTAYINDA KONUŞMA YAPACAĞIM

Gebze gazetesi www.gebzegazetesi.com ve gazete Gebze ile www.gebzegazete.com da belgeselcinin not defteri köşesinde yayınlanan makalemizi sizlerle paylaşıyorum

https://www.gazetegebze.com.tr/…/rtuk-internet…

RTÜK “ TÜRK İNTERNET MEDYA ÇALIŞTAYI’NDA İNTERNET MEDYA TEMSİLCİLERİ İLE BULUŞUYOR

Türk İnternet Medya Birliğine (TİMBİR) bağlı, 7 Ülke 81 il kurucusu Ankara’da toplanıyor.

ÇALIŞTAYDA BASIN TARİHİNİN 50 YILLIK CANLI ŞAHİDİ OLARAK MEDYANIN GELECEĞİ VE İNTERNET GAZETECİLİĞİNDE İÇERİK ÜRETİMİ KONULU KONUŞMA YAPACAPACAĞIM

RTÜK İnternet medya çalıştayı İle ilgili Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun ev sahipliğinde düzenlenen çalıştay İle ilgili TİMBİR ve İMEF den yapılan basın açıklamasında çalıştaylar ilgili bilgiler verildi.

İNTERNET MEDYA ÇALIŞTAYI

İnternet medyasındaki yasallaşma süreci devam ederken, İnternet medyasının önemli kuruluşları da iyi bir hazırlık için çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda Ankara 27-28 Eylül tarihlerinde önemli bir etkinliğe bir araya geliyorlar.

13 yıldır internet medyası ve bilişim alanında önemli çalışmalara imza atan İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) öncülüğünde, Türkiye’nin 81 il ile 7 ülkeden 900 internet gazetecisinin kurduğu Türk İnternet Medya Birliği ( TİMBİR ) ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ( RTÜK ) ile Türk İnternet Medyası Çalıştayı düzenleyecek. Çalıştaya Türkiye’nin tüm illerinden ve Almanya, İngiltere, Gürcistan, Avusturya, Azerbaycan, İsviçre ve KKTC’den çok sayıda basın mensubu katılacak. Çalıştayın RTÜK uygulamaları ve internet medyası açısından önemli çıktılarının olması bekleniyor.

TİMBİR İnternet yasası bir an önce yasalaşmalıdır.

İnternet medyasının zamana ayak uydurması ve ülkemizdeki medya sektörünün bu yeni medya alanından en iyi şekilde yararlanması için gerek kamu kurumlarımız ile ve gerekse özel sektörümüz ve STK’larımız ile birlikte hareket etmek çok büyük önem arz etmektedir Bu kapsamda 81 il, 7 ülkede 900 internet gazetecisini bir araya getirerek Türk İnternet Medya Birliği ) TİMBİR kurulmuştur.

Bu çalıştayı da Kamudaki gelişmelerin medya mensuplarına en iyi şekilde anlatılması ve medya mensuplarının görüş ve önerilerinin alınması amacı ile organize ettik. RTÜK Başkanlığı da bu konuda bizlere önemli destekler verdi. İnanıyoruz ki internet yasasının çıkması öncesinde gerçekleşecek bu çalıştay, internet medyasına ve ülkemize önemli katkılar sağlayacaktır.’

Dünyada; bilişim ve internet medyasındaki gelişmelere bağlı olarak sosyal, siyasal, ekonomik, teknolojik alanda yeniden yapılanma süreci yaşanmaktadır. Bu değişim habercilik altyapısında da önemli değişimler yaşanmasına neden olmaktadır. Günümüzde yazılı basının yerini önemli bir oranda internet medyası almaya başlamıştır. Yapılan gelecek projeksiyonları, internet haberciliğinin etkisinin üstel olarak artacağını göstermektedir. Ülkemizde dünyaya paralel olarak internet haberciliğinin sayı ve etkisi hızla artmaktadır. Ancak ülkemizde internet haberciliği, sosyal ve ekonomik tam anlamıyla yasal ve ekonomik altyapıya ulaşamamıştır. İnternet gazeteciliği tanımı tam olarak yapılamamış, yazılı ve görsel basına sağlanan pek çok hak internet haberciliğine sağlanamamıştır.

Yapılacak olan çalıştayla; dijital medyanın en önemli ihtiyacı olan belgelendirme, akreditasyon, sertifikasyon ve standardizasyon’unun sağlanmasında en önemli başat kurum olan RTÜK’ün uygulamalarının tanıtımı sağlanacaktır. Ayrıca dezenformasyonla mücadele konusunda karşılıklı görüş alışı yapılacaktır.

RTÜK uygulamaları İnternet Medyası temsilcilerine anlatılacak.

RTÜK Başkan Yardımcısı Orhan Özdemir’i moderatör olarak yer alacağı “Türk İnternet Medyası ve RTÜK Uygulamaları “ ​adlı oturumda

– Av. Aydın DEMİR (RTÜK İzin Tahsisler Dairesi Başkanı)

İnternet Yayıncılığında Lisanslama ve Yetkilendirme Süreçleri

– Şebnem BURSALI – ATV Ankara Temsilcisi

Medyada Dezenformasyon

– Orhan SAMAST (İtibar Yönetimi Enstitüsü (İYE) Başkanı)

– İnternet Medyası Basın Etiği ve İtibar

– Av. Cüneyt ALTIPARMAK

İnternet Medyası Hukuki Sorunlar

İnternet medyası sorunları masaya yatırılacak.

Hacı Bayramıveli Üniversitesi İletişim Fakültesi Prof.Dr. Zakir AVŞAR’ın moderatör olarak yer alacağı “İnternet Medyasında problemler ve çözüm önerileri “ adlı oturumda

– Tanju AKINCIOĞLU (haber61)

İnternet Medyasında Teknik Ve İçerik Geliştirme

– Rıfat SAİT -24. Dönem İzmir Milletvekili (Balkan Günlüğü)

İnternet Medyasının yasal altyapı ihtiyacı

– İsmail KARAKAŞ (TurkishPress-İngiltere)

Yurt dışında Türk Medyası

– İsmail KAHRAMAN (gebzegazetesi, devrialemTV)

İnternet Gazeteciliğinde İçerik Üretimi

Medya’da DEZENFORMASYON ana başlıklar arasında

Günümüzde oldukça tartışılan dezenformasyon kavramıda çalıştayın başlıkları arasında yer almaktadır. Bu konuda RTÜK uzmanları yaptıkları çalışmaları anlatırken, internet medyası mensupları ise haber süreçlerinde yaşadıkları dezenformasyon sorunları ve nasıl mücedele deneyimlerini aktaracaklar. Duayen gazeteci Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği (RTGD) başkanı Şebnem Bursalı medyada dezerformasyon başlığı altında önemli bir sunum yapacak.

TBMM’de yer alan İnternet Yasası bir an önce yasalaşmalıdır.

Standartları belli devletimizin teşviklerinden her alandaki basın mensuplarının istifade ettiği, özgün içerikler ile kopya yapıştır haberlerinin önüne geçildiği, telif haklarına hakim bir internet medyasının gelişmesi için çalıştayın düzenlendiğini ifade edilirken, çalıştay sonucu raporlaştırılarak kamuoyu ile paylaşılacak.

İNTERNET GAZETECİLİĞİNDE İÇERİK ÜRETMEK

Radyo ve Tekevizyon üst kurulu RÜTÜK ün ev sahipliğinde İMEF ve TİMBİR meslek kuruluşları tarafından düzenlenen RÜTÜK TÜRK İNTERNET MEDYA ÇALIŞTAYIN da basın Tarihimizin 50. yıla yaklaşan canlı şahidi gazeteci ve belgeselci olarak 28 Eylül 2022 tarihinde Ankara’da düzenlenecek çalıştayda . “EL İLE DİZİLİP BASILAN GAZETECİLİK DEN İNTERNET NEDYASI NA MEDYANIN GELECRĞİ VE İNTERNET GAZETECİLİĞİN DE İÇERİK ÜRETME “ başlıklı bir konuşma ve sunum yapacağım Gazeteci ve belgeselci olarak bu önemli çalıştayı düzenleyen RÜTÜK ,İMEF ve TİMBİR e Teşekkür eder başarılar dilerim.

GTÜ’de Modern Ziraat Teknolojileri Fakültesi Kurulmalı

Tarım Ziraat ve Hayvan yetiştiriciliği teşvik edilip  desteklenmeli  Türkiye modern tarıma geçmeli. Gebze Teknik Ünİversitesi’nde Modern Tarım ziraat ve tohum teknolojileri Fakültesi  kurulmalı. Bir zamanlar tarımda  kendine  yeten ülkemizde tarım giderek yok oluyor  dört mevsimin bir anda yaşandığı ülkemiz İsrail tohumuna  muhtaç hale gelmişti  tarıma önem vermediğimiz için tarım yapanlar azalmış  ülkemiz gıda ve tohum   İthal eder hale gelmişti yeniden tarım ve ziraat  teşvik edilmeli  modern teknolojilerle yapılan tarım ziraat ve hayvan  yetiştiriciliğine geçilmeli.

Gebze Teknik Üniversitesi ile Tohum Sertifikasyon Test Müdürlüğü  Ayni Alanda faaliyet gösteriyor. Gebze teknik Üniversitesi  1943 yılında kurulan  Çayırova ziraat ve Teknik Bahçivanlık  okulu alanında  faaliyet gösteriyor ,  bu okuldan bir çok ziraatçı yetişmiş  devlet ve millete hizmet etmişti.

Gebze teknik Üniversitesinin ilk rektörlük binası merhum Erbakan tarafından  temeli atılan et ve balık kurumu binasına olarak yapılmıştı.

Tarım ve Gıda’nın Önemi

Ülkemiz ve Çocuklarımızın Geleceği Tarım’da. Rusya -Ukrayna savaşı  ile  Korona vebası ve Pandemi salgınında  ülkemiz ve çocuklarınızın  geleceği için tarım ve ziraatin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Rusya – Ukrayna arasında yapılan savaş yüzünden ülkemizde ay çiçeği yağı krizi yaşanmış tahıl yüklü gemiler limanlardan çıkamadığı İçin dünya açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalmış Türkiye’nin girişimi ile  gemiler limanlardan çıkmıştı.

Başta Yüksek Öğretim Kurumu YÖK olmak üzere tarım ve ormancılık bakanlığı  ortak bir çalışma yapmalı Gebze Teknik Üniversitesi  bünyesinde MODERN TARIM TRKNOKOJİLERİ FAKÜLTESİ kurulmalı.

Hünkar Çayırından  Gebze Teknik Üniversiteye

Çayırova ziraat ve teknik bahçivanlık okulu İle Gebze Teknik Üniversitesi’nin kurulduğu bölgenin tarihi ile ilgili daha önce http://www.gebzegazetesi.com da belgeselcinin not defteri köşesinde yazdığım araştırma yazımı sizlerle  paylaşıyorum.

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=2194&t=makale

Hünkar Çayırı’ndan Çayırova Ziraat Okulu’na 

Hünkar Çayırı ile ilgili bir çok yazı ve tarihi geçmişi gündeme getirdik. Bugün burada çok daha farklı bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. Hünkâr Çayırı’nın tarihi geçmişiyle ilgili çok önemli belgeler ve fotoğraflara ulaştık. İlk kez bu fotoğrafların belli bir kısmını burada yayınlayarak kamuoyu ile paylaşıyorum.    Hünkar Çayırı dediğimiz bölge sadece bugün satışı gündemde olan 195 dönüm yer değildi. 300 bin kişilik ordunun barındığı Gebze’den Tuzla’ya kadar büyük bir bölgenin adıydı. Bu bölge İslam Ordularının İstanbul’u fethe gelirken kullandıkları, Orhan Gazi döneminde Palekanon savaşı diye bilinen Maltepe Savaşının yapıldığı alan olduğu, Fatih’in sefere çıkarken vefat ettiği, yavuz ve Kanuni’nin Doğu seferlerine çıkarken Ordu topladığı, son olarak Kurtuluş Savaşı’nda yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, Ordularının toplandığı Hünkâr Çayırı’nın İstanbul’u İngiliz işgalinden kurtardığı yerdi.   Hünkar Çayırı’nın bu kadar tarihi önemi var. Hünkâr Çayırı ile ilgili 1940’lı yılların başında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çayırova Teknik Bahçıvanlık Okulu olarak bölgeyi düzenleyip, bataklıkları kurutup, verimsiz ve çorak alanları ağaçlandırarak bakımlı hale getirip 4 Milyon metrekarelik alanı yeşillendirip, ağaçlandırıp, Fatih’in şan ve şerefine uygun hale getirmişti. Bu alan çok zor şartlar altında ağaçlandırılmış, dikilen her ağacın ayrı bir hikâyesi ve ayrı bir anlamı vardı. Burada yapılan çalışmaların fotoğraflarına ulaştık. Bu fotoğraflar incelendiğinde de bugün haraç mezat satılan 4 bin dönüm alandan sadece 200 dönüm alana inmiş bir yer kalmıştır. Bu da maalesef satılmak istenmektedir. İlk kez burada yayınladığımız tarihi Fotoğraflara bakıldığında bu fotoğraflar bir çok şey ifade etmekte. O fotoğraflara bakıldığında Çayırova  Tohum Sertifikasyon merkezinin hangi şartlarda bugünlere geldiğini anlıyoruz. O fotoğraflardan bazılarını sizlerle paylaşırken Çayırova Tohum Sertifikasyon  merkezînin tarihi gelişimine göz atalım. 

TEKNİK BAHÇIVANLIK OKULU’NDAN TOHUM SERTİFİKASYON MERKEZİNE

1943 yılında dönemin Tarım Bakanı Prof. Dr. Şevket Raşit Hatipoğlu’nun talimatları ile 4027 dekar arazi üzerinde ”Teknik Bahçıvanlık Okulu” olarak kurulmuştur. Sazlık ve bataklık halindeki arazinin tarıma elverişli hale gelmesi için toprak ıslahı çalışması başlanmış. Arazi üzerinde drenaj kanallar açılarak üretim parselleri oluşturulmuş, daha sonra ağaçlandırma yapılarak bu günkü haline getirilmiştir. Daha sonra Ziraat Meslek Lisesi – Zirai Üretim İşletmesi ve Personel Eğitim Merkezi Müdürlüğü olarak adı değiştirilen kuruluş, Türk tarımına büyük hizmetler yapmıştır. Ziraat Meslek Lisesi 1985 yılında kapanarak okul eğitimine son verilmiştir.  Bundan sonra Zirai Üretim İşletmesi ve Personel Eğitim Merkezi Müdürlüğü olarak 4 yıl görev yapmıştır.  Böyle bir tarihi mirasa sahip kuruluşumuzun, 1989 yılında Bakanlık makamının emirleri ile  çalışma esasları belirlenerek, Bakanlar Kurulunun 22.10.1990 tarih ve 90/1069 sayılı kararı ile  ismi değiştirilerek, doğrudan Bakanlığa bağlı Çayırova Tohum Sertifikasyon Test Müdürlüğü adı altında müstakil kuruluş olarak görev yapması karara bağlanmıştır. Bu Karar T.C. Resmi Gazetenin 15 Kasım 1990 tarih ve 20696 sayısında yayınlanmıştır.​ (kaynak Gebze gazetesi )

Gebze Teknik Üniversitesi’nde Mezuniyet Töreni ve Vefa

Gebze Teknik Üniversitesi   2021 ve 2022 akademik yılı mezuniyet  töreninden Gebze gazetesi  http://www.gebzegazetesi.com ve devri alem belgesel tv programı  http://www.devrialem.tv  olarak  24 Eylül 2022 tarihinde  GTÜ Kültür merkezinde  düzenlenen  töreni canlı  olarak  yayınladık.

Canlı yayında okul birincisi öğrenci ile Gebze Teknik Üniversitesi rektörü  Prof Dr Hacı Ali Mantar ve GTÜ mezunlarından çalışma ve sosyal güvenlik bakan yardımcısının  konuşmaları ile ilgili  canlı yayın linklerini sizlerle  paylaşıyoruz.

Bakan Yardımcısı  Konuşuyor

Gebze Teknik Üniversitesi

GTÜ’de Mezuniyet Töreninden Notlar

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni,GTÜ Kongre Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Mezuniyet töreninde  kendisi de GTÜ mezunu olarak konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı  Lutfihak Alpkan, “GTÜ ülkemizin önde gelen araştırma üniversitelerinden birisi” dedi ve eski rektörlere vefalı olarak  adlarını anası  vefalı olduğunu gösterdi.

Törenlere  başlamadan keşke Gebze Teknik Üniversitesi tarihi ve Gebze Yüksek teknoloji enstitüsünden Gebze teknik  ünİversitesine giden süreç de  başta merhum milletvekilimiz Alaettin  Kurt olmak üzere  emeği geçen herkesten söz edilip  geçmişe vefa borcu ödeyebilseydi.

Acı ama gerçek  vefasız bir toplum olduk gelen gideni unutuyor  geçmiş yok sayılıyor  emek ve  hizmet bir andan yok sayılıyor küçüğe sevgi büyüğe saygının olmadığı  toplumlar  değer üretemez , öz benliğimize dönüp vefalı olma emeğe saygı geçmişi unutmama kampanyası başlatmalıyız

Gebze teknik üniversitesinin 80 yıllık tarihi başlıklı yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=5059&t=makale

Bu makalede vurguladığım gibi Gebze teknik üniversitesinin tarihi  80 yıl geriye gitmekte  göreve yeni başlayan rektörümüzü dinlerken 80 yıllık tarihi geçmişi hatırladım  45 yıl önceki Çayırova Ziraat  ve Teknik Bahçivanlık okulu gözlerimin önüne geldi  yeni rektörümüz sayın Hacı Ali Mantar’ın geçmişe vefalı olacağına inanıyorum.

GTÜ’de Lisans ve Akademik mezuniyet Töreninden Notlar

GTÜ’nün yeni mezunları keplerini fırlattı. Gebze Teknik Üniversitesi 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, bugün GTÜ Kongre Salonu’nda düzenlendi. Lisans öğrencileri, keplerini fırlatma coşkusu yaşarken, programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Lutfihak Alpkan, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanvekili Yaşar Çakmak, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nail Çiler, akademisyenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan törende öğrenciler adına konuşmayı Elektrik ve Elektronik Bölümü birincisi Abdullah Memişoğlu yaptı. Memişoğlu, konuşmasında şunları dile getirdi; “Bizler gibi gelecek nesillerin de üniversitenin yükselişini sürdüreceğine eminim. Bu başarıda ailemin, arkadaşlarımın ve hocalarımın da emeği var.”

“NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEK AZ”

Törende konuşan Rektör Mantar, “Üniversite mezuniyeti profesyonel hayata atılan en büyük adımdır. Karılaşacağınız tüm zorluklara burada aldığınız eğitimle aşacak olabileceğinize eminim. Mezun olduğunuz üniversitenin akademik olanakları en iyi siz biliyorsunuz. Üniversitemiz hem akademik, hem de üniversite sanayi işbirliğinde hep birinci sırada olmuştur. Bugünden itibaren sizler GTÜ’nün temsilcisisiniz. Değerli anne babalar geleceğe ümitle bakmamızı sağlayan çocukları yetiştirdiğiniz için sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.

 “YURT SORUNU KALMAYACAK”

Öğrencilerimizi eğitim sürecinde belki biraz zorladık ama bunun faydasını ilerde görecekler. Üniversitemizin akademik ve sosyal olarak dünyadaki gelişmiş üniversitelerden hiçbir farkı yoktur. Yurt sorununu gidermek için tüm kurumlar elinden geleni yapıyor, önümüzdeki yıl böyle bir yurt sorunu kalmayacak. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan imkanlar bu bölgede var. Aldığınız eğitimi ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmakta kullanmanızı temenni ediyorum. Mezunlarımızın Allah yollarını açık etsin. Mezuniyetiniz hayırlı olsun” dedi.

 “BEN DE GTÜ MEZUNUYUM”

Mezuniyet töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Lutfihak Alpkan, Gebze Teknik Üniversitesi’nin mezunlarından biri olduğunu belirterek, “8 sene önce bıraktığımızın ötesinde çok ileriye gitmiş bir üniversite gördüm. Benim için de bir nostalji oldu. Ben de buranın doktora mezunuyum. Sahip olacağınız diploma çok değerli bir diploma. GTÜ, ülkemizin önde gelen araştırma üniversitelerinden birisi. Eğitimin araştırmanın ve sanayinin kalbinde bir yerde üniversite ve mezunlarımız da bunun ayrılmaz bir parçası” ifadelerini kullandı. Mezuniyet töreni, konuşmalarının ardından kep atma töreniyle sona erdi.

Gebze Teknik Üniversitesinde  Mezuniyet Töreni

Gebze Teknik Üniversitesi mezuniyet  töreni ile ilgili sosyal medyadan  yaptığım paylaşım

Gebze Teknik Teknik Üniversitesini Torunlarım Asım ve Arvas’a gezdirdim

GTÜ’yü gençlerimize gezdirip  tanıtmalıyız ben gazeteci ve belgeselci olarak GTÜ’de  düzenlenen mezuniyet törenini takip edip canlı yayın yaparken torunlarım Asım Eymen  ve İsmail Arvas ile Gebze Teknik Üniversitesi  bünyesinde  faaliyet gösteren futbol  kursuna katıldı.

Daha sonra torunlarıma  Gebze teknik  üniversitesini gezdirip  80 Yıl önce kurulan Çayırova Teknik Bahçivanlık okulu ve Tarım orman Bakanlığı tohum sertifikasyon test Müdürlüğünün bulunduğu Ziraat okulu sahasını dolaştık geleceğin büyük adamlarına ziraat ve tarımın önemini anlattım.

Gebze teknik Üniversitesi rektörlük binası önünde ve Üniversite bahçesinde hatıra fotoğrafları çekip sosyal medya sayfamdan paylaştım.

Gebze’nin Yeni  Kaymakamı ve Gebze’nin İlçe Olma Tarihi

Makam mevki ve her şey gelip geçici

Şu fani dünyada baki kala gök kubbede hoş bir Seda olan  eser ve hizmetlerdir

Yarım asra yakın gazetecilik ve belgeselcilik hayatımda çok şey görüp yaşadım

Gebze’den bir çok kaymakam gelip geçti bugün bir çokların isimlerini bile unuttum

Gebze’de yaptığı hizmetlerle  kubbede hoş sedalar bırakan  tüm kaymakamlarımız ve makam sahiplerini saygı ve şükranla anıyorum.

Yeni Gebze kaymakamını ziyaret ederken  Gebze’nin ilçe olma tarihi ile ilgili yaptığım araştırmayı  sizlerle  paylaşmak istiyorum. Bir zamanlar Kartal Pendik’den Derince’ye kadar olan bölge Gebze kazasına bağlı olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Gebze’nin Yeni Kaymakamı

Gebze’nin yeni kaymakamı Sn Mehmet Ali  Özyiğit   beyi  makamında  ziyaret ederek  başarılar diledik. Çiçek yerine  Gebze bölgesi tarihi kitabınız İle Dilovası kültür mirası http://www.dilovasikulturmirasi.com ve Sakarya Zaferi  http://www.sakaryazaferi.com kitaplarınızı  hediye ettik. Yeni Gebze kaymakamı Sn Özyiğit’e yeni görevinde  üstün başarılar diliyoruz.

Gebze’nin Yeni Kaymakamı Kimdir

Mehmet Ali ÖZYİĞİT   /  Gebze Kaymakamı

Konya Ereğli’de doğdu. Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Avukatlık stajı yaptı. Gümüşhane Kaymakam Adayı olarak mesleğe başladı. İngiltere Exeter’de bir yıl dil eğitiminde bulundu. Kırklareli Demirköy ve Denizli Honaz’da Kaymakam Vekilliği yaptı. Eskişehir Beylikova Kaymakamlığı, Şırnak Silopi Kaymakamlığı, Bayburt Vali Yardımcılığı, Denizli Acıpayam Kaymakamlığı, Bilecik Bozüyük Kaymakamlığı, Antalya Kepez Kaymakamlığı, İstanbul Bahçelievler Kaymakamlığı, İstanbul Vali Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Evli ve beş çocuk babası olan Mehmet Ali ÖZYİĞİT iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Tekirdağ Süleymanpaşa  İlçesine Atanan  bir önceki  kaymakamımız sayın Mustafa Güler ile ilgili  yazdığım  makale

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=44594

Gebze’nin  İlçe Olma Tarihi

Gebze’nin kuruluşu ve ilçe olma tarihi Sultan Orhangazi  dönemine  kadar inmekte  konuyla ilgili  Kocaeli Büyükşehir belediyesi tarafından düzenlenen  uluslarası  sempozyumda  sunduğum  bildiri ile  ilgili daha önce http://www.gebzegazetesi.com da yazdığım makalemi sizlerle  paylaşıyorum.

Orhan Gazi Sempozyumu ve Gebze!  

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin her yıl düzenlediği Uluslararası sempozyumlardan bir yenisi daha bugün start alıyor. Kocaeli fatihi Orhan Gazi, 3 günlük sempozyumla her yönüyle ele alınacak. Bu sempozyumlarda Araştırmacı Gazeteci ve Belgesel yönetmeni olarak bildiriler sundum. Orhan gazi gerçekten Kocaeli tarihinde çok önemli yere sahip. Kocaeli ve Gebze Bölgesi Orhan Gazi tarafından fethedilmiş, Osmanlı’nın devlet olmasında çok önemli yeri, olan Palekanon Savaşı yine Orhan Gazi tarafından Bizanslılara karşı Gebze bölgesinde gerçekleşmişti. Bizde Orhan Gazi’nin Gebze’de ki Vakıf Medeniyeti üzerine hazırladığımız tebliğ ile sempozyumda yer alacağız.    Çayırova Fatihi  Orhan Gazi, mütevazi bir insandı. Fakirleri sever ve  alimlere  hürmet ederdi. Son derece dindar, adaletli  yönetimi ile tebaasına kendisini sevdirmişti. Bizzat halk içine girer, onlarla dertleşirdi. Hareketlerinde çok hesaplı davranır ve hiç telaş etmezdi. Bu özelliklerini sadece Türkler değil Batılı tarihçiler de tasdik etmiştir. İşte bu şanlı sultan, Gebze’nin ve  Kocaeli  yarımadasının hem Osmanlı, hem de İslam yurdu olmasında büyük emek sarf etmiş bir hizmet  eriydi. Orhan Gazi bir devlet reisi sıfatı ile harplerde bizzat ordularının başında daima bulunmuştur. Orhan Gazi, Osmanlı  devletin muntazam bir idare sistemine bağlanması lüzumunu görmüş bir  devlet adamıdır. Müslüman Türkler Avrupa’ya ilk defa Orhan Bey zamanında geçmişlerdir. Kocaeli, Düzce, Sakarya, Gebze ve Çayırova bölgesi başta olmak üzere  İstanbul’un Anadolu yakası tamamen Sultan Orhan gazi zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır.Yeni fethedilen Hıristiyan topraklarında yaşayan yerli Hıristiyan halkın Osmanlı hayranlığı, yeni fetihleri de kolaylaştırmıştır. Orhan Gazi’nin hükümdarlığı döneminde yeni bir strateji ortaya çıkmıştır. Bu strateji Bizans’a yardım etme adı altında Rumeli’ye Osmanlı askeri gönderilmesi ile başlayıp; Osmanlıların ve Türklerin Rumeli’de toprak edinip şehirlere de yerleşmesi sonucunda ta orta Avrupa’ya ve Viyana’ya  uzanacak olan Osmanlı fetihler  sürecinin  başlamasına vesile olmuştur.

GEBZE’DE BULUNAN ORHAN GAZİ VAKIFLARI

Sultan Orhan VakfıGebze fethedilince Sultan Orhan Gebze’de kendi  kurduğu vakfın  karyesi  olan şems köyü ile Gebze şehir bölgesini değiştirmiş, burasını şehirliye temlik etmiştir. Bu arada kurulan Sultan Orhan  Vakfına da  çeşitli  gelir kaynakları ayrılmıştır. Danişmend köyü  bunlardan birisidir. Ayrıca  Tonuzluca ve Tuzla karyerleri de bu vakfın karyerlerindendi.  Muhsabe kayıtlarına göre Gebze’de kurulu Sultan Orhan Vakfı 1700 yılında  mukataa malları ve cizeye  gelirlerinden toplam olarak 166.110 akçe geliri ve 166.410 akçe de gideri vardı. Bu meblağın dökümü  Tablo 3’ten takip edilebilir. Buna  göre  vakfın çeşitli  yerlerde gelir getiren mukataası vardır. Ayrıca gayr-ı müslimlerden alınan cizeye gelirlerinin bir kısmı da vakfa  gelir olarak  bırakılmıştır. Giderlerin ise büyük bir kısmı camide  görevli bulunan hizmetliler ile iman, vaiz, hatip vs. görevlilere  ayrılmaktadır. Ayrıca camiinin  masrafı olan balmumu, kandil yağı ve vakfa ait olan hububatın satılmak üzere  maledilmesi için kiralanan gemilere  ödenen navlun-ı şegine  giderleri de önemli bir yekünü tutmaktadır. Bunun yanında vakfa yükletilen avaid türünden masraflar ve vakfın çeşitli tamirat giderleri gibi sabit giderler de  vakfın tabii masraflarındandır. Bundan başka bir önceki mütevelli döneminde ortaya çıkan mukataa zararı da sözkonusu yıl giderleri içindedir.  b)Akçakocaoğlu ilyas bey vakfıOrhan Gazi’nin kumandanlarından Akçakoca’nın oğlu  ve Gebze’ye ilk olarak  atanan kadı olduğu  rivayet edilen İlyas Bey Gebze’de bir zaviye, mescid ve mektep  yaptırarak  bunları vakfetmiştir. Vakfın 18. yüzyılda şeh Kavağı ve Kartal nahiyelerinde mezra  arazisi mülk  toprağındandır. c) Kadı Feyzullah efendi vakfı İlyas Bey’in damadı olduğu rivayet edilen Kadı Feyzullah Efendi’nin kurduğu vakıftır. Çeşitli  yerlerde mal varlığı vardır. Bunlar 16. yüzyılda çeşitli tarlalar, çok sayıda dükkanlar, bir bağ bahçe yeri,  bostanlık, dolap kuyusu ve bir  handırlar. Ayrıca  1742 tarihinde Pendik köyündeki bir han da bu vakfın gelirleri arasında idi. 1831 yılı muhasebe kayıtlarına göre vakfın gelir kalemleri Pendik ve Çengel köyleri mukataaları ve onlara bağlı yerlerden sağlanan iltizam gelirleri  vakfa öşür veren yerlerden sağlanan gelirler (bu tarihte  toplam 58 kile hurubat gelir olarak alınmıştır.) menzilhanede bulunan bir kahvehaneden bulunan bir hane ev kirası ve yine Gebze’deki  Kutbeddin Vakfından iki senede bir mutad olarak alınan gelirlerden ibarettir.Gelir ve giderler kalemlerinden elde edilen sonuca  göre vakfın gelir ve gider alanları sınırlıdır ve giderler giderleri karşılamaktadır. Giderler zaviyedeki  harcamalara ayrılan zahire giderlerinden ibarettir. Ayrıca zaviyeye yapılan yiyecek  masraflarının bir kısmı öşürleri vakfa gelir olarak ayrılmış bulunan bazı köylerden ayni olarak alınan öşürden karşılanmaktadır. Ancak bunlar yetersiz kaldığından para karşılığı da erzak alınmaktadır.Orhan Gazi ile ilgili daha önce yazdığımız yazıları aşağıdaki linklerden okyabilirsiniz.

http://www.belgeselyayincilik.com/sultan-orhandan-fatih-sultan-mehmete-cayirvada-devri-alem

http://www.gebzegazetesi.com/gebzede-vakif-kulturu-ve-coban-mustafa-pasa-makale,1063.html

http://www.gebzegazetesi.com/orhan-gazi-sempozyumu-ve-gebzede-vakif-medeniyeti-makale,2239.html