Kar, Yağmur, Suyun Önemi ve Çeşme Kültürü

 Su, kar ve yağmura hasret kaldık. Kurak bir sonbahar geçirdik. Kış aylarını geçirdiğimiz bu günlerde  kar yağışına hasret kaldık. Beyaz örtü karın ne kadar büyük bir nimet olduğunu daha iyi anladık. 5 yıl önce 2016’nın 1 Ocak günü, sosyal medyada paylaştığım fotoğraf ve bilgi notunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

***

5 Yıl Önce Gebze’de Kış Manzarası

Bugün 2016 Ocak ayının ilk günü, 1 Ocak 2016… An itibari ile kamera ve fotoğraf makinemi elime alarak, belgeselci olarak görev başındayım.
Tarih, kültür, sanayi, bilim ve teknoloji merkezi Gebze’nin muhteşem kar görüntülü manzaralarının belgeselini çekerek tarihe not düşüyorum.
Tüm gazeteci arkadaşlarıma ve belgeselci olmak isteyenlere çağrı yaparak, sizde kamera ve fotoğraf makinalarınızla yaşadığınız yerlerin kar manzaralı belgesellerini çekin.
Yeni yılın ilk günü, sakin ve sessiz bir ortamda belgesel çekmek gerçekten çok güzel. Tüm arkadaşlarıma tavsiye ederim.

***

Türk İslam Medeniyeti’nde Çeşme Kültürü 

Çeşme üzerine ne kadar çok şeyler yazılıp söylendi. Çeşme deyince aklımıza ne kadar çok şey gelir. Çeşme üzerine söylenen ayrılık, gurbet, aşk türküleri, yazılan roman ve hikayeler, çeşme üzerine çekilen belgesel ve filimler, dokunaklı duygu yüklü bize çeşmeyi değil, bize bizi hatırlatır. Herkesin bir çeşme hikayesi vardır. Suyu akmayan yıkık bir çeşme gördüğümde, içimde fırtınalar kopar, hüzünlenip derin düşüncelere dalarım.

FARSÇADA SU GÖZÜ ANLAMINA GELEN ÇEŞME NEDİR?

Çeşme, kaynaktan çıkan suyun bir depoda toplanarak veya kaynaktan borularla getirilerek akıtılan suyun toplandığı, lüleli veya musluklu bir hazne şeklinde taştan, mermerden veya herhangi bir malzemeden yapılmış umumi su alma yeri. Farsça bir kelime olup çeşm sözünden gelmektedir. Bu söz Türkçede göze karşılık olup, “su kaynağı” manasındadır. Türkçede, suyun kaynağına göze veya göz dendiği gibi Farsça’da da çeşme denmektedir.
Çeşmeler ya bağımsız olarak ortada veya herhangi bir mimari esere bitişik olarak yapılırlar. Bunlarda bir su deposu bulunur ve bu deponun duvarına lüle veya burma musluk konularak su alınır. Çeşmeler lüleli veya açık kalabilen musluklu ise suları devamlı akar. Açılıp kapanabilen burmalı musluklu ise istenildiği zaman açmakla su akar. Çeşmelerin musluklarından akan suların döküleceği yerde mermerden, çiniden veya diğer malzemelerden yapılan çukur kısma tekne veya oluk denir.

TÜRK MİMARİSİ’NDE ÇEŞMELER

Her milletin kendi kültürüne uygun olarak çeşmeleri görülür. Ama özellikle Türk mimarisinde çeşmeler önemli bir yer tutar.En büyük hayırlardan birisi çeşme yapmaktır. Eskiler üç beş kuruşu bir araya getirip hayır için çeşme yapmaya büyük önem verirlerdi. Karadeniz’de kemençe çalmayı öğrenmek isteyenlere kemençe hocaları çok iyi kemençe çalabilmek için hayır olarak yapılan çeşmelerin su oluklarını kırmalarını tavsiye etmeleri ne kadar yanlış ve üzücü.  Bizim inancımızda hayır işi olarak çeşme yapmak teşvik edilmiş. Ünlü İslam Halife’si Harun Reşid’in eşinin, Mekke’ye hacılar için taş kemerlerle su getirmesi önemlidir. 96 yaşındaki annem Emine Hanım, kendi adına yapmamızı vasiyet ettiği çeşmeyi ağabeyim ve kardeşlerimle Espiye Akkunduz yaylasına yapıp, annemin kendi adının yazıldığı çeşmesinden su içtiğinde, yaşadığı mutluluğu unutmam mümkün değil. Keşke babam Mustafa Kahraman ve Halam Fadime Hanım, kendileri için Espiye Yalak Oba Yaylası’na yaptığımız çeşmeyi görebilselerdi. Geçtiğimiz yıl ebediyete uğurladığımız rahmetli annem, adına yaptığımız çeşmenin yapılmasında ustaların başında durdu, çeşmesinden doya suda içti.
Osmanlı’da çeşme kültürü çok önemlidir. Osmanlı döneminde İstanbul’da yapılan çeşmeler, Türk-İslam mimarisinin ihtişamını yansıtır, insana göz ve gönül ziyafeti sunardı. Terkos Gölü’nden İstanbul’a su gelince, belediye sudan para kazanmak için her biri birer sanat harikası çeşmelerin suyunu kesip, o güzel çeşmeleri yıkılmaya terk etmişti.

70 YILLIK ÇEŞMEYE SU BAĞLAMA MUTLULUĞU

Değerli okurlarım, benimde bir çeşmem var. O çeşmeyi ben yapmadım, o çeşme adeta bir tarih ve medeniyet abidesi. 1953 yılında, bugün adı çoktan unutulan kısaca YSE, yani Yol, Su ve Elektrik İdaresi olarak çok büyük hizmet veren devlet kurumumuz, Ankara Nallıhan’ın bu günkü adı Yeşilyurt olan Tarihi Haremi Köyü’ne 1953 yılında kesme taştan köy çeşmesi yapmış, evlere su bağlanınca çeşme terk edilmiş. Yapımı üzerinden 70 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen, sağlam, dimdik bir abide gibi ayakta. Köy Muhtarı ile görüşüp, masrafını ödeyerek bu çeşmenin bakımını yapıp, suyunu akıttık. Suyun, çeşmenin musluğundan akışını görmek, gerçekten muhteşem. Köy halkı ile birlikte çam ormanları içinden gelen buz gibi suyu kana kana içip, bugün unutulan, devletimizin YSE gibi kurumları başta olmak üzere, millete gerçek anlamda hizmet verip, ebediyete giden devlet yetkililerine ve çeşme yaparak hayır hizmeti yapanların ruhlarına Fatiha okuduk.. Çeşme deyip geçmeyelim, çeşmeden bir tas su içip, tarihe vefa borcumuzu ödeyelim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s